Türkiye Kalkınma Bakanlığı & GEKA

Son yıllarda yaşamımızı önemli derecede etkilediği için sıklıkla sözü edilen aflatoksin, günlük yaşantımızda her yerde karşılaştığımız küflerden bazılarının, ürettikleri birçok kimyasal maddelerden biridir. Kurutulmuş incir vb. ürünler ve tahıl ve yemlerde de nemin artması ve ısıya bağlı olarak, mantarlar çoğalarak küf zehiri denilen zararlı bir zehirli toksik madde üretirler. Bu zehirli maddelerden en dikkate değer olanı aflatoksindir. Aflatoksinler genel olarak kuvvetli zehir ve kanserojen maddelerdir. Küf, yiyecek üstünde pamukçuk şeklinde yapılar oluşturarak ürerler. Bazen bu üreme gözle görülmeyen ürünün iç kısımlarında da gerçekleşebilir. Bu nedenle aflatoksinin gözle tespit edilmesi zordur. Bu madde, birçok organın yanı sıra esas olarak karaciğer üzerinde etkili olmakta ve karaciğer kanserine yol açmaktadır. İnsan sağlığını bozan bu etkiyi, aflatoksinin gıda maddesi içerisindeki çok düşük miktarları bile yapabilmektedir.

Ülkemizde incirde bulunmasına izin verilen 5 ppb düzeyi, milyarda 5’in ifadesidir. Avrupa ülkelerinde ise bu sınır 2 ppb’ dir. Küflerin gelişebildiği her gıda maddesinde aflatoksin veya benzeri başka bir zehirli maddenin meydana gelmesi ihtimali bulunmaktadır. Otsuki, Wilson ve Sewadesh; 9 Afrika ülkesi ve 15 AB ülkesi için ankete dayalı yaptığı çalışmada, aflatoksin kontaminasyon düzeyleri için AB standartlarındaki değişmelerin etkisini tahmin etmiştir.

Kurutulmuş meyvelerin aflatoksin kontaminasyonun miktarındaki %1’lik azalma, %0,43 oranında ticari akışı azaltmıştır. Kurutulmuş meyveler standartlardaki %1 ile %1,3 oranında değişme, AB ile Afrika ülkeleri arasındaki ticareti azaltmıştır. Bu durum, özellikle uluslararası ticaretin aflatoksin standartlarına duyarlı olduğunu göstermektedir. Yukarıda belirtilen çalışma, yeni aflatoksin düzenlemelerinin gelişmekte olan ülkelerin AB’ye yönelik ihracatını sınırladığını göstermektedir. Türkiye ve AB’de geçerli olan gıda kalite ve sağlık yönetmeliklerinde önemle belirtildiği üzere incir ve kayısı üretiminde karşılaşılan kanserojen aflatoksinli ürünlerin insan sağlığı açısından paketlenmeden önce mutlakaayıklanması gerekmektedir.

Ayrıca dünya çapında bir incir üreticisi olan Türkiye’de bu ayıklama işlemi insanlar tarafından mor ışık altında elle yapılmaktadır. Uzun vadede maruz kalınan mor ışığın insan sağlığına yönelik olumsuz etkileri bilinmektedir. İşletmemizde de bu ayıklama personellerimiz tarafından yapılmaktadır. Mevcut durumda bir personel günde 200 kg incir veya kayısı kontrolü yaparak aflatoksinli olanları ayırabilmektedir. Personellerimiz, her ne kadar dikkatli ve hassas bir şekilde kontrol ve ayırma işlemi yapsa da aflatoksinli ürünlerin paketlenme olasılığı yüksektir. Bu da ürün kalitesini düşürmekte, ürünün güvenliğini tehdit etmekte ve üretimi yavaşlatmaktadır. Hem personellerimizin hem de tüketicilerin sağlığı açısı nacak aflatoksinli ürün ayıklama makinesi sayesinde aflatoksinli ürün ayıklama işlemi personel tasarrufundan aflatoksinli incir ayıklama işlemi otomatikleştirilmiştir. Projemiz kapsamında alınan ve personel yeteneğinden bağımsız olarak tam otomatik ve teknolojik bir hale getirilmiştir. Makinenin çeşitli yerlerindeki kameralarla oluşturulan sistem ve aflatoksinli inciri görmeye yarayan UV led ışık kaynağı sayesinde hem ön hem de arkadan incir taraması yapılmakta ve aflatoksinli incirlerin tamamı tespit edilerek ayrıştırılmaktadır. Dolayısıyla ürünlerimiz, dünyanın her yerinde kolaylıkla satılabilir kalite düzeyine erişmiştir.

Böylelikle “%100 güvenli ürün için güvenlik seviyesini arttırmak” hedefi ile “üretim hızını arttırmak” hedefi başarılmıştır. Ürünlerin kaliteli ve güvenli oluşunun yanında ürünlerin katma değerini arttıran bir diğer önemli faktör de ürünün ambalajıdır. Ambalaj, ürünleri dış etkilerden koruyan onları bir arada tutarak taşıma, depolama, dağıtım, tanıtım ve pazarlama işlemlerini kolaylaştıran bir dış örtüdür. Tüm bunlara ek olarak shrink ambalaj, sağlık, temizlik, güven ve ürünün daha uzun süre korunmasını sağlamaktadır. Projemiz kapsamında alınan tam otomatik incir paketleme makinesi ile hem üretimin hızlanmasına katkı sağladı hem de ürünlerin katma değeri arttı. Paketleme şartları uluslar arası standartlara uygun hale gelmesi nedeniyle ürünlerimizin ihracatında herhangi bir sorun ile karşılaşılmamıştır. Böylelikle “ürünlerin katma değerini arttırmak” hedefi başarılmış oldu.